Tangoya
ilk
başladığım
dönemlerde
zihnimde
sürekli
bir ses
vızıldardı:''
Sen kim
bu dansı
öğrenmek
kim!
Dışarıdan
çok
komik
görünüyorsun!
Bak yine
yanlış
yaptın,
zaten
hep
hatalı
adımlar
atıyorsun!''
Dans
gecelerine
gittiğimde
herkesin
beni
izlediğini
hatta
gizli
gizli
bana not
verdiğini
düşünürdüm.
Sonra bir gün
şunu
fark
ettim:
Kendime
nasıl
davranıyorsam
başkalarına
da
aynısını
yapıyordum.
Gözüm
milletin
hatalı
adımlarındaydı! Sonra bu
tavrımın
sadece
tangoya
dair
olmadığını
hayata
böyle
baktığımı
görüp
sarsıldım.
Kuraldışı
eğitimlerinde
yargıcımla
tanıştım;
esnemeyen,
sert,
kırılgan
ve
suçlamaktan
başka
bildiği
olmayan
sevimsiz
yargıcımla.
Onunla
ilişkimi
adım
adım
değiştirdim;
öncelikle
sözlerine
daha az
kulak
asar
oldum ve
bir gün
nihayet
onu
susturmayı
başardım.
Tango
yaparken
(ve
yaşarken)
anda
olmak ne
demekmiş
bu
sayede
anladım;
bildim,
hissettim.
Devamı: